Biz diş hekimleri tüm dişlerin ağızda tutulması için elimizden geleni yapsak da kimi zaman diş çekimi kaçınılmaz hale gelir.

Dişsizliğin getirdiği olumsuzlukların birçok farklı yönü vardır.

Estetik: Ön dişlerin bir tanesinin bile eksikliğinin yüz ifadesinde yaratacağı olumsuz etki herkesçe bilinir. Arka dişlerin eksikliği de konuşurken ve gülerken fark edilir.

Dişlerinin büyük bölümünü kaybeden kişilerde dudak ve yanakların çökmesi sonucu yüzde daha yaşlı ve mutsuz bir görüntü oluşur.

Çiğneme: Dişsiz kalmış kişiler, besinleri çiğnemeden yutmak zorunda kaldığı için sindirim problemleri yaşayabilirler. Tek tarafta dişlerini kaybetmiş olan bazı kişilerde ise sürekli olarak tek taraflı çiğnemeye bağlı olarak çene ekleminde problemler oluşabilir.

Konuşma: Özellikle ön dişler eksik olduğunda bazı seslerin telaffuzu bozulur ve bu da iletişimi güçleştirir.

Hayat kalitesi: Dişlerinin büyük kısmını kaybeden hastalarımız çoğu kez doğru dürüst yemek yiyemediğinden, yediklerinden de tat alamadığından şikayet eder. Diş eksikliği kişide prestij kaybına neden olur. Diş eksikliğinin öz-güven kaybı ve yaşlı hissetme gibi olumsuz duygular yaratmanın yanı sıra sosyal ilişkileri de bozabildiği gözlenmiştir.

Eksik dişlerin tedavisinde geç kalınmamalıdır.

Çünkü: 1) Dişlerin düzeni bozulur.

Dişlerimiz çenemizde birbiriyle temas halinde sıralanmaya programlanmıştır. Aynı şekilde alt ve üst çenedeki dişler, çiğneyici yüzeyleri birbiriyle iç içe temasta olacak şekilde yaratılmıştır. Bu mükemmel düzen bir diş eksikliğinde bile tepetaklak olur. Eksik dişin yeri vakitlice diş yaptırılarak doldurulmadığında karşı çenedeki diş, çekilen dişin olduğu boşluğa doğru (temas edeceği karşılığını bulmak için) sürmeye başlar. Öte yandan çekim boşluğunun ön ve arkasındaki dişler de eksik olan bölgeye doğru devrilir. Diş eksiklikleri ayrıca diğer dişlerin aralarının açılmasına yol açar. Diş çekimini takiben bir yıl içerisinde başlayan bu diş hareketleri dişlerin birbiriyle uyumunu bozarak daha sonra yapılmak istenen köprü veya implant için de zorluk yaratırlar.

Çünkü: 2) Çene kemiği erir.

Çene kemiği boyut ve formunu çiğneme sırasında dişler tarafından iletilen fonksiyonel uyarılmalar vasıtasıyla korur. Dişler kaybedildiğinde, uyarılma eksikliği çene kemiğinin yavaş yavaş erimesine neden olur.

Bu nedenle dişini kaybeden hastalarımıza önerimiz, bir an önce diş kaybının olduğu boşluğun yeni diş yapımı ile restore edilmesidir.  Yapılacak protez türleri içerisinde en ideal alternatif implant destekli sabit protezlerdir.

İnsan vücudu, “bir organı kullanmak, kullanmıyorsa kaybetmek” ilkesi üzerine çalışır. Dişlerin çekilmesiyle beraber çene kemiği erime sürecine girer.

Çekilen dişlerin yerine implant yapılması, çene kemiğinin erimesini engeller.