Kimilerinin 40’lı yaşlarda ağzında hiç dişi kalmazken kimilerinin 70 yaşında tüm dişleri mevcut olabilir. Yaşlandıkça dişlerinizin ağzınızı terk etmesini istemiyorsanız ağız bakımına dikkat etmeniz ve diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret etmeniz gerekir.

Dişlerimize ne kadar iyi bakarsak bakalım vücudumuzdaki diğer organlar gibi dişlerin de doğal bir yaşlanma süreci vardır. Yaş almakla beraber dişi örten ve beyaz rengini veren mine tabakası incelmeye başlar. Öte yandan bu tabakanın altındaki daha sarımsı renkli dentin, dişin pulpasına doğru kalınlaşır. Böylece dentin tabakası alttan yansıyarak daha görünür hale gelir; dişler sararak rengi koyulaşır. Yıllar içerisinde oluşan bir başka fizyolojik değişim ise çiğneme kuvvetleriyle dişlerin çiğneyici yüzünün aşınmasıdır. Aşınan dişlerin boyları kısalır ve daha keskin hatlara bürünür. Estetik diş hekimliği uygulamaları, bu fizyolojik değişimleri tersine döndürerek kolayca sizi yıllar önceki görüntünüze hatta daha da iyisine kavuşturabilir.

Yaş alma ile beraber en sık karşılaşılan ağız sağlığı problemi, yıllar içinde sinsi bir şekilde ilerleyen dişeti hastalıklarıdır. Diş eti hastalığında, iltihaplanmış diş eti ile diş arasında derin cepler oluşur. Bu ceplerde bakteri birikimi çok daha kolay olacağı için var olan klinik durum daha da kötüye gider. Diş eti hastalığı, vaktinde müdahale edilmez ise, ağrı vermeden ve geri dönüşümsüz olarak ilerler. Bunun sonucu, dişeti çekilmeleri ve dişi çevreleyen kemikte erimeler meydana gelir. Diş eti hastalığı öyle sinsi ilerler ki, bütün dişleri tutmuş olan problemin farkında bile olmayabilirsiniz. Özellikle de diş hekimi ziyaretlerini ihmal eden bireylerde, üzerinde çürük bile olmayan dişler, kemik desteğini kaybederek bir anda sallanır ve çekilmek zorunda kalınır.

Çene kemiği erimesinin yaşlı görünüme etkileri

Yaş aldıkça yüzümüzde yıllar içinde yaptığımız mimiklerden kaynaklanan kırışıklıklar oluşur. Öte yandan, bağ dokusu miktarı azalırken gevşeyen dokularda yerçekimi ile oluşan sarkmalar devreye girer. Göz kapakları aşağıya doğru düşer, dudak köşeleri sarkar, burnun her iki tarafındaki çizgi derinleşir, çene keskinliği kaybolur. Yaşlılığın bu belirtileri çoğu insan tarafından bilinir. Diş kayıplarının ve çene kemiği erimesinin yüzün yaşlı görünümündeki rolü ise pek bilinmez.

Dişler çekildikten sonra zaman içerisinde, bir zamanlar dişlerin yer aldığı kemikte erimeler başlar. Çene kemiklerinin erimesi tabiri ile osteopörözde görülen kemik erimesi birbirinden farklıdır. Osteopöröz hastalığında kemik yoğunluğunun azalması söz konusudur. Çene kemiğinde bahsettiğimiz erime ise hacimsel bir erimedir. Vücutta, kullanılmayan dokuların kaybı prensibi vardır. Dişler çekildikten sonra, eskiden diş köklerinin oturduğu kemik dokusu hem yatay hem de dikey yönde eriyerek kaybolmaya başlar. Yatay yönde erime kemiğin incelmesine neden olurken dikey yönde erime kemiğin boyunun kısalmasına neden olur. Çenelerde oluşan kemik erimesi, dişeti hastalığı nedeniyle çekilen dişlerde daha vahimdir. Çünkü ağızda dişler mevcut iken iltihabi süreçle patolojik kemik erimesi zaten başlamıştır. Kemik erimesi, dişin çekimi sonrası fizyolojik olarak devam eder.

Diş kayıpları ve neticesinde çene kemiğinde oluşan erimeler, yanak ve dudakların içeri doğru çökmesine, çene ucunun daha önde görünmesine neden olur. Dişlerin kaybıyla beraber burun ve çene ucu arasındaki mesafe kısalır. Bu kısalmadan dolayı yüzün alt 1/3’ündeki yumuşak dokular kırışır ve sarkar. Dudak köşelerinin altına denk gelen çene kenarında sarkmalar daha da belirginleşir. Yüzde sarkma ve buruşuk bir görüntü ortaya çıkar. Bu nedenle, diş kaybına bağlı çene kemiğinin erimesi yaşlı görüntünün önemli bir bileşenidir.

Dişlerin restore edilmesiyle yüz görünümü en az 10 yıl gençleşebilir!

Günümüzde yüzün genç görünümünün tekrar kazanılmasında sadece yumuşak dokulara değil; diş ve çene kemiklerini de kapsayan sert dokulara odaklanılmaktadır. Dental implant uygulamalarıyla, dişlerin restore edilmesi ve ağzın tekrardan yapılandırılmasıyla yüzün yumuşak dokularına destek olacak iskelet konstrüksiyon oluşturulmuş olur. Dental implantlar, çene kemiğinin tekrardan fonksiyona girmesini sağlayarak fizyolojik kemik erimesini durdurur. Dental implant destekli protezler, kişilere düzgün ve beyaz dişlerle mükemmel bir gülümseme vaat ederken dudaklara destek olarak daha dolgun bir görüntü sağlar.